22 Nisan 2017 Cumartesi

ERKEKLERDE FEMİNİST OLUR MU?

feminist erkekler, feminizm,feminist, virginia woolf, şiddete hayır,

         Sevgili okuyucu,

         Bir erkek olarak, siz değerli feministlerin arasında bir yer edinebilir miyim ya da edinmeli miyim gibi spesifik bir kaç sorunun cevabını sizlerle birlikte arayacağım. Bu arayış içerisinde, bulduğumuz cevapların hemcinslerimin kalplerini yumuşatmasını ve sizlerin yaşadıklarını bir nebzede olsa hafifletmesini umarak cümlelerime başlıyorum.


 Feminizm, sözlüklerde yazan en bilinen manada; Fransa da bir takım yazarlarca ortaya atılan ve daha sonraki yüzyıllarda ise doğal olarak her toplumda benimsenen, kadının siyasal ve toplumsal haklar bakımından erkeklerle eşit olması gerektiğini öne süren ve bunu gerçekleştirmeye çalışan bir akımdır. Peki, burada hemcinslerimin kabullenemedikleri nokta neresi? Ya da kabullenmek istemedikleri noktalar nelerdir? Diyerek bu iki sorunun cevabını uzun süredir düşünüyordum. Dürüst olmak gerekirse beni bu soruları düşünmeye iten, yani bireysel olarak aydınlanmamı sağlayan sevgili Virginia Woolf’un Kendine Ait Bir Oda adlı kitabı olmuştur. Şimdi konumuza bu kitaptan aklımda kalan ve sizlerle paylaşmak istediğim bir kaç alıntıyla devam edelim.

'' Düşsel planda kadın son derece önemlidir; gerçek yaşamda ise tümüyle önemsiz '' Gerçekten de öyle değil mi? Günümüzde edebi bir aşk romanı olsun ve ya çok popüler bir şarkı olsun kadınlar hep zirvede ulaşılmak istenen, hayali kurulan aşık olunacak şahsiyet değil midir? Peki, neden zihinlerde mükemmel konumda olan kadın gerçek dünyada bu kadar değersiz? Aklım bu sorunun cevabını bulamıyor. Hep en yüce aşklar hayallerdeki mükemmel kadına duyulan aşk hikâyeleri çerçevesinde bize lanse edilmiyor mu? Bu bilinçaltına okadar yerleşmiş ki sadece düşüncesi, hisleri olan ve sadece kadın olduğu için bir kadına aşık olunamaz mı? Artık kalp güzelliği yok, güzellik bile objeleştirilmiş bir nesne oldu. Anlayamıyorum ve yine anlayamayacağım. Ve yine anlayamadığım bir konu ise şiddete olan eğilim. TÜİK ( Sayı: 21519)  istatistiklerine göre ''Her 10 kadından 4’ü eşinden veya birlikte yaşadığı kişiden fiziksel şiddet gördü.'' Ve derken yine aklıma sevgili Virginia’dan bir alıntı daha geldi. '' Yoksa öfke, her nasıl oluyorsa güce eşlik eden o bildik hayalet miydi?'' Düşünüyorum. Üzülüyorum ve tekrar düşünüyorum. Fiziksel olarak yaratılış gereği kadınlardan daha fazla kaslı olduğumuz için kendimizde gördüğümüz güce dayanarak mı şiddete başvuruyoruz. Gücü o kadar farklı bir yerde arıyoruz ki kim bunu böyle düşünüyorsa düşüncelerinin acziyetini anlatmaya kelimeler yetmiyor. Oysaki karşımızdakine sırf kadın olduğu için, bir anne olduğu için, bir anne adayı olduğu için değer vermeliydik. Yaşadığınız tüm acıyı kalbimin derinliklerinde hissediyorum. Umarım beni de gönüldaş olarak kabul edersiniz.

Cümlelerim bir nefes gibi tükenirken Virginia’dan son bir cümleyle sizlere veda ediyorum. '' Kitaplıklarınızı istediğiniz kadar kapatıp kilitleyin; ama benim aklımın özgürlüğüne vurabileceğiniz hiçbir kilit, hiçbir kapı, hiçbir sürgü yoktur''.   Hepimizin hür ve mutlu bir şekilde yaşayacağı aklımızın özgürlüğünde buluşabilmek ümidiyle. Düşüncelerinizi olumlu olumsuz paylaşmanız dileklerimle. Saygı ve sevgilerimle. VESSELAM...

24 yorum:

  1. Merhaba, yazınızı okudum. İsterseniz benim yazıyı da bir okuyun "Kadın hakları mı?" Ben çok farklı bakıyorum çünkü: Bana göre kadın haklarından öte bir olgu ve suyun kaynağında kadınlar var.Örneğin Sevgili anneniz size bir erkek evlat olarak yemek yapmasını öğretti mi hiç? Ya da bulaşık yıkattı mı? İnsanlığın varoluşundan bu yana sistem denen kavramı dikkate aldınız mı? Örneğin Anneler günü: Aman siz annenizi sevmiyorsunuz, bu nedenle annenize iyilik yapmak için anneler günü ilan ediyoruz, hiç olmazsa yılda bir gün annenizi sevin bari diye düşünerek mi anneler gününü ilan ettiler sizce? Toplumları, duygu sömürüsüyle yönlendiren sürükleyen bir sürü şey var. Velhasıl sistem içinde görünen dağın ardında başka şeyler var diye düşünüyorum. Sanıyorum tarikatçı kadınların yazıp söylediklerine rastlamamışsınız. Duyarlı davranmanız güzel. Kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
  2. Merhaba. Yorumunuzu paylaştığınız için teşekkür ederim. Farklı düşünmek bizim zenginliğimizdir. Önemli olan düşünmek, her şeyi olduğu gibi kabullenmemektir. Günümüzde yemek yapmak mesele değil. Herhangi bir yemeğin yapımını İnternet yardımıyla pek tabikide öğrenebiliriz. Önemli olan yapmak istemek. Keza bulaşık yıkamakta öğrenilecek bir şey değildir. Su ve sünger bir de deterjan. Bunun tekniği ve ya öğrenmesi, öğretilmesi gibi bir mesele yoktur, hatta öğretilmesine de gerekte yoktur kanımca. Anneler günü konusu ise artık insanları yönlendirerek hediye alma, alışverişe yöneltme vs gibi nedenler için kullanılan bir yöntem olmuş. Doğru bulmuyorum bunu. Velhasıl doğru ve ya yanlış hepimiz bir şekilde yönlendiriliyoruz. Bu doğru. Önemli olan duyarlılık. Bütün mesele bu. Yorumunuz için teşekkür ederim. Yazınıza en kısa sürede göz atacağım. Vesselam...

    YanıtlaSil
  3. yazdıklarının gerçekten samimi olduğunu kabul ederek bu düşüncenden dolayı tebrik ediyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her bir harfine varana kadar tamamen samimiyim. Blogumda amacım inandıklarımı, doğru bildiklerimi tüm samimiyetimle yazmak. Bunlar haricinde beklentim yok. Bu değerli yorumunuz beni mutlu etti. Teşekkür ederim...

      Sil
  4. İnsana insan gözüyle bakıp, insanlığını ön plana koyduğumuzda cinsiyet ayrımından söz etmek imkansızlaşır. Demek ki tanımlamamızda bir sıkıntı var. Olayı, kadın ve erkek boyutuna getirip, keskin sınırlar çizersek elbette ki ayrımlar çıkar. Ne yazık ki toplumumuzda da dünyada da kadına verilen değer ortadadır. Ancak bundan daha mühimi kadının kendine verdiği değer, hayata bakış açısıdır. Dünyada böyle bir ayrım varsa ve şiddete doğru tırmanmışsa kadınlarında bilinçli düşünüp, bilinçli davranması gerekir. Zira erkekleri yetiştiren de kadındır. Tabi ki çok zor şartlar altında yetişip, eğitimden ve ekonomik yönden mahrum kadınları kast etmiyorum. Söylemek istediğim eğitim hayatına katılıp, sosyal yaşantı ile tanışanların diğerleri adına çaba sarf etmesi. Bu anlamda cinsiyetlere üstünlük tanınmasını hiçbir şekilde uygun bulmuyorum. Öncelik insanlıksa bu yönleri üst seviyede olanlar cinsiyetine bakılmaksızın üstündür zaten. Birkaç yazınıza baktım, cümle sonlarında sevgi ve saygı ifadelerini kullanıyorsunuz. İşte, bu iki kelime samimi anlamda kullanılırsa başka bir şeye de gerek kalmaz zaten. Önemli bir konuyu irdelemişsiniz, yüreğinize sağlık. Sevgi ve selamlarımla...

    YanıtlaSil
  5. Çok doğru söylediniz gerçekten de. İnsana insan gözüyle bakmalıyız, sadece insan. Hatta sadece bunu insanla da sınırlamamamız lazım. Yunus Emre'nin dediği gibi: Yaratılanı severiz yaradan'dan ötürü. Çok haklısınız. Bana göre kadınların okuması erkeklerin okumasından on kat daha önemli. Dediğiniz gibi eşine şiddet uygulayan bir erkeği de yetiştiren bir anneydi. Eğitimi güçlü olan kadınlar güçlü aileler, güçlü bireyler meydana getirir. Zamanınızdan ayırıp bu değerli yorumu benimle paylaştığınız için çok teşekkür ederim. Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  6. Önemli bir konuya yer vermişsiniz,kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
  7. Ruhunarenkkat tan geliyorum yorumlarda gördüm düşüncelerinizi çok haklı buldum :)) Feminizm hakkında başlasam buraya destan olur akar gider, düşüncelerinize katılıyorum iyi günler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok çok teşekkür ederim.Hoş geldiniz :)
      Çok haklısınız çok geniş bir mevzu :) Tekrar çok teşekkür ederim hayırlı günler dilerim...

      Sil
  8. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu sıfatı kullanmakta bir sakınca görmüyorum. Bu sıfata yüklediğim bir sevgi ya da bir sevgisizlikte yok. O konuda haklısınız. İslamın verdiği hakları eğer layıkıyla uyguluyor olsaydık ülkemizde kadınlar bu kadar acıya maruz kalmazdı.

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    3. Feminizmi kuralları olan bir yapı olarak görmüyorum. Ben sadece ülkemizde kadınlar hakettiği değeri görmüyor bunu ifade etmeye çalıştım. Bir feministin islama aykırı düşüncesi o şahsı bağlar.Bir müslümanın kötü işlerle meşgul olması diğer bütün müslümanları kötü yapmaz. Ben kadınların ezilmemesinden yanayım. Hepsi o...

      Sil
  9. Sağlıklı düşünebilen her birey aslında feministtir öyle değil mi? Yaşananların farkında olmanız çok güzel. Tebrik ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle haklısınız katılıyorum size. Çok teşekkür ederim bu değerli yorumunuz için.

      Sil
  10. İslamı öne sürerek yapılan tüm yorumlardan artık çok rahatsız olmaya başladım. Sanki erkeği ve kadını tüm vecibelerini uygularmış gibi. Gayet güzel yazmışsın oğlum. Ben aramıza katılmandan çok mutlu oldum. Kalemine sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın. İslam kadına değer veriyor, değersizleştirmiyor. Beğenmene çok sevindim. Bende çok memnunum. Her şey için tekrar teşekkürler :)

      Sil
  11. Önemli olan insan olabilmek, her tür ayrıma karşıyım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayrım yapılmaksızın insan olabilmek önemli.

      Sil
  12. yıl 2005 çalışıyorum işyerinde kadın hakları feminislik konuşuyoruz. 55 yaşlarında bir beyefendi olan müdürümüz dediki... -KADIN HAKLARI DİYE BİR ŞEY VAR...ÇÜNKÜ ERKEKLERİN İŞİNE GELİYOR... ve açıkladı çalışıyorsunuz çalışın gücünüz yeten her işi yapın bizim yükümüzü hafifletin nasıl olsa çoçuğu siz dünyaya getirecek temizlikti yemekti çoğumuz beceremediğimiz için siz yapacaksınız... Sizin eşitliğiniz bizim işimize gelir.. Aradan 12 yıl geçti hala düşünüyorsam demek ki ben çözemedim haklı mı acaba siz söyleyin...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vallahi eşitlik herkesin işine gelir bence. En azından biz kadınlarla erkekleri eşit hale getirmeye çabalayalım. Onca zulüm görmüş kadınlar eşitliğin eşit olmanın özgürce doyasıya yaşamanın ne demek olduğunu daha iyi bilir. Zaman ayırıp düşüncenizi paylaştığınız için çok teşekkür ederim.

      Sil
  13. ben bunu bu hafta köşeye de yazayım :)) selamlar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazın efendim yazın bizde okuyalım inşallah :)) sevgiler...

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...